kontrolkalemi | Sayfama HoÅŸgeldiniz…

kontrolkalemi

Sayfama HoÅŸgeldiniz…

Plc Nedir ?

PLC �Programlanabilir Lojik Kontrolör� İngilizce kelimelerinin baş harflerinin PLC alınarak kısaltılması ile oluşur. Endüstriyel uygulamaların her dalında yapılan genel amaçlı kumanda ve otomasyon çalışmalarının bir sonucu olan PLC tekniği, kullanıcılara A�dan Z�ye her türlü çözümü getiren komple bir, teknoloji alt grubudur. 25 yıl önce sanayi uygulamalarında kullanılmaya başlanmış ve son 10 yıldır IDEC, FESTO, MITSUBISHI, SIMATIC, TOSHIBA, SIEMENS, WESTING HOUSE, GENERAL ELECTRİC, GEC gibi firmaların, tabanı ve programlama mantığı birbirine çok yakın,kendi aralarında değişik üstünlükler ile ayrılan PLC sistemlerini geliştirmeleri ile, otomatik kontrol sistemlerinde , hız, kontrol, güvenlik, ürün kalitesi yanı sıra, yeni bir ürün imali için kumanda devrelerinin yeniden oluşturulması montajı ve bağlantıları yerine sadece PLC programlama ile giderilmesi çok büyük bir avantaj sağlamıştır. Bu da PLC tabanlı kontrol sistemlerinin endüstriyel otomasyon, devrelerinden vazgeçilmez bir sistem olarak kullanılmasını ve her geçen gün yeni özellikler ile güncelleştirilmesi gereğini doğurmuştur.

Endüstriyel kontrolün gelişimi PLC�lerin gerçek yerini belirlemiştir. İlk önce analog kontrolle başlayan, elektronik kontrol sistemleri zamanla yetersiz kalınca, çözüm analog bilgisayar adını verebileceğiz sistemlerden, dijital kökenli sistemlere geçmiştir. Dijital sistemlerin zamanla daha hızlanması ve birçok fonksiyonu, çok küçük bir hacimle dahi yapılabilmeleri onları daha da aktif kılmıştır. Fakat esas gelişim, programlanabilir dijital sistemlerin ortaya çıkması ve mikroişlemcili kontrolün aktif kullanıma geçirilmesinin bir sonucudur. Mikroişlemcili kontrolün, mikroişlemci tabanlı komple sistemlere yerini bırakmak zorunda kalması, Z80 ile aylarca süren tasarlama süresinin yanında, baskı devre yaptırmak zorunda kalınması ve en küçük değişikliğin bile ağır bir yük olmasının sonucudur. İşte bu noktada PLC�ler hayatımıza girmeye başlamıştır.

Programlanabilir lojik kontrolörlerin çıkışı 60′li yılların sonu ile 70′li yılların baÅŸlarına dayanır. İlk kumanda kontrolörleri baÄŸlantı programlamalı cihazlardı. Bu cihazların fonksiyonları, lojik modüllerin birbirine baÄŸlantı yapılarak birleÅŸtirilmesi ile gerçekleÅŸtiriliyordu. Bu cihazlarla çalışmak hem zordu, hem de kullanım ve programlama olanakları sınırlıydı. Bugünkü PLC’ler ile karşılaÅŸtırıldığında son derece basit cihazlardı. PLC’lerin ortaya çıkarılma amacı, röleli kumanda sistemlerinin gerçekleÅŸtirdiÄŸi fonksiyonların mikroiÅŸlemcili kontrol sistemleri ile yerine getirilebilmesidir. Lojik temelli röle sistemlerine alternatif olarak dizayn edildiklerinden PROGRAMLANABILIR LOJIK KONTROLÖR (Programmable Logic Controller) adi verilmiÅŸtir. İlerleyen zaman içinde çeÅŸitli firmalar muhtelif kapasitelerde PLC’ler üretmiÅŸlerdir.Bu firmalar arasında Mitsubishi, Toshiba gibi firmalar küçük tipte, kapasite bakımından alt ve orta sinif PLC’ler üretmiÅŸlerdir. Siemens, Omron, Allen-Bradley, General Electric, Westinghouse gibi firmalar da PLC sistemlerini daha geniÅŸ bir tabana yayarak alt, orta ve üst sınıflarda PLC’ler üretmiÅŸlerdir.

PLC bir bilgisayara benzetilirse; girişlerinde Mouse ve klavye yerine basit giriş bağlantıları vardır. Yine çıkışlarında ekran yerine basit çıkış bağlantıları vardır. Girişlere bağlanan elemanlara sensör, çıkışlara bağlanan elemanlara da iş elemanı denir.


Şekil: PLC Genel Blok Şeması

Üstteki şekildeki blok diyagramda gösterildiği gibi PLC sensörlerden aldığı bilgiyi kendine göre işleyen ve iş elemanlarına göre aktaran bir mikroişlemci sistemidir. Sensörlere örnek olarak, herhangi bir metali algılayan endüktif sensör, PLC girişine uygun gerilim vermede kullanılan buton ve anahtarlar verilebilir. İş elemanları için PLC çıkışından alınan gerilimi kullanan kontaktörler, bir cismi itme veya çekmede kullanılan pnömatik silindirleri süren elektro-valfler, lambalar uygun örnektirler.

PLC sistemi Analog-Digital giriş/çıkış bağlantılarıyla bir çok makine ve sistemi kontrol eder ve bu amaçla sayısal işlemleri, zamanlama, sayıcı, veri işleme, karşılaştırma, sıralama, kendi bünyesinde 8-16 bit data transferi ile programlama desteği sağlamış, giriş bilgilerini kullanarak, çıkış ünitelerine atayan giriş-çıkış, bellek, CPU ve programlayıcı bölümlerinden oluşan entegre sistemdir. Cihaz içerisinde ayrıca çok sayıda dahili (yardımcı-saklayıcı) röleler, zaman röleleri bulunmaktadır.

Bir PLC ile kontrol sistemlerinin oluşturulması:

a) Kontrol probleminin tanımlanması, ifade edilmesiyle sorunun kağıda dökülmesi,

b) Sorunun çözümü için gerekli program veya fonksiyonların belirlenmesi,

c) Programın time diagramı ve dalga şekilleriyle çalışırlığının kontrolünün yapılması

d) Programın Diagrama aktarılması (LADDER STL, SCL, FBD)

e) Programın yazılması olarak sıralanabilir.

Örneğin;

En yaygın programlama dili olarak Merdiven(LADDER) kullanılır. Fakat kompleks uygulamalarda ve yoğun matematiksel ve sisteme ilişkin blok yazılımı gerektiren programlarda STL daha ön plana çıkmaktadır. Şimdi Ladder(Merdiven) Diyagrama oldukça basit bir örnekle göz atalım;

Åžekildeki elektrik devresi;



Ladder olarak bu şekilde gösterilir ;

1 Fazlı Asenkron Motorlar

1 Fazlı Motorlar

1)Universal Seri Motor
2)Yardımcı Asrgılı Motor
3)Yardımcı Kutuplu Motor(gölgeli)
4)Repülsiyon Motor
5)Redüksiyon Motor
6)Küçük Senkron Motor

Yardımcı Sargılı Motor:
Bu motorlarda Anasargı Toplam sargının 3/2 sini,yardımcı sargı ise 3/1 ini kaplar.Anasargı çok spirli kalın telli olarak sarılır.(L:büyük R:küçük)yardımcı sargı ise az spirli ince telli olarak sarılır(L:küçük R:büyük)
Anasargı ile yardımcı sargı arasındaki faz farkının 90 derece olması istenir bunun nedeni düzgün manyetik bir alan yaratmaktır.

1 Fazlı Yardımcı Sargılı Motorun Sadece Ana sargı ile Çalışması:
Sadece Ana sargı bulunan bir YS motora AC akım uygulandıgında tek yonde bir manyetik alan olusacagı için rotor mili hareket etmez.Motor miline saat ibresi yonunde bir kuvvet etkilediği zaman rotor saat ibresi yonunde donmeye baslar.ters yonde bır etki oldugu zaman motor mili bu sefer saat ibresi yonunde donmeye baslar.

Yardımcı Sargılı Motorların Özellikleri

1)Kondansatörsüz
2)Startta Kondansatörlü
3)Çift Kondansatörlü
4)Daimi Kondansatörlü

3 Fazlı Asenkron Motorlarda devir sayısı;

1)Frenkansa
2)Kutup Sayılarına Bağlıdır.

Yardımcı Sargılı Motorun Devir Yönünün Değiştirilmesi:YS Motorlarda devir yönleri değiştirmek için ana sargı veya yardımcı sargını uçları değiştirlir.
Kullanıldığı Yerler:1 fazlı motorlar arasında en buyuk gucte uretılen motorlardır.en buukleri 1,5 – 2 Hp dir.Buzdolabı,Çamaşır Makinası,Matkap,Vantilator vs yerlerde kullanılır.
Yapısı: Statoru 3 Fazlı ASM gibidir.Rotoru kısa devre rotorlu rotordur.Stator sargılarında AS ve YS vardır.AS ve YS arasında 90 derece faz farkı vardır.
Çalışması: Sargılara AC uygulandığında Stator sargılarına duzgun döner bir manyetik alan olusur.Statorun ortasındaki kısa devirli rotor döner alanın etkisiyle dönmeye baslar. Devamını oku»

TRİSTÖR

TRİSTÖR

KONU: A. TRİSTÖRÜN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

a) Tristörün yapısı ve çeşitleri :

Tristör en az dört silisyum yarı iletken parçanın birleştirilmesinden oluşan , anahtar ve doğrultma görevi yapan bir elemandır. SCR ( Silikon Kontrollü Redresör) ismi de verilir. Değişik güçte tristörler imal edilmektedir. Çalışma sahası ; 50 V – 8000 V , 0.4 A – 4500 A arasında olabilmektedir.

Tristörler sırasıyla birbirini takip eden “ P � ve “ N � tipi silisyumdan yapılmış dört yarı iletken tabakadan yapılmıştır. Bu dört tabakanın en dışındaki “ P � tabakası anot, diğer dıştaki “ N � tabakası katot görevi yapar. Yapısındaki yarı iletkenler çeşitli kalınlıktadır ve değişik miktarlarda katkılandırılmıştır. Bu yüzden her katmanın iletkenliği farklıdır.

Yukarıdaki şekilde tristörün yapısı, diyotlu ve transistörlü eşdeğer devresi göstererilmiştir. Transistörlü eşdeğer devresinde G ucuna bir akım verilince NPN tipi transistör iletime geçerek kollektör akımı geçirmeye başlar. Bu kollektör akımı PNP tyransistör baz akımını sağladığı için PNP tipi transistörde hemen iletime geçer ve emiter – kollektör üstünden NPN tipi transistörün beyzine akım gönderir. Dolayısı ile G ucundan uygulanan akım kesilse bile transistörler birbirini besleme devam eder, iletimde kalırlar.

9 çeşit tristör vardır ;

1) Standart tristör: Ağır sanayi cihazlarında AC ve DC de 400 – 1000 Hz,4000V,1000A

2) Hassas tristörler : Düşük gerilimli elektronik devrelerde. 0,7V – 100uA ile tetiklenebilir.

3) Hızlı tristörler: 10 KHz’ lik frekans sınırında çalıştırılabilirler.

4) Komplemanter ( Tamamlayıcı) tristör : Geyt anota yakındır. Negatif pals ile çalışır.

5) İki geytli tetrod tristör

6) Geyt ile yalıtkan olan tristör ( GTO ) , ( GCS )

7) Fototristör

8) Asimetrik çok hızlı tristör ( ASCR )

9) Amplifikatör geytli tristör. Devamını oku»

Elektrik Tarihi

Eski Yunanlılar, kehribarın bir kürk parçasına sürtülmesi sonucunda kuştüyü gibi hafif cisimleri çekme özelliği kazandığını gözlemlemişlerdi. Elektriği ilk olarak ciddi anlamda inceleyen bilim adamı William Gilbert, 16. yüzyılın sonlarında, statik elektrikle magnetizma arasındaki ilişki üzerinde araştırmalar yaptı. Elektrik yüklerinin eksi ve artı olarak belirlenip adlandırılmasına da gerçekleştirdi. 1767�de Joseph Priestley, elektrik yüklerinin birbirlerini, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çektiklerini buldu. 19. yüzyılın başında Alessandro Volta, elektrik pilini icat etti. Davy, 1808�de elektrik akımı taşıyan iki kömür elektrotu birbirinden ayırarak bir ark oluşturmayı başardı. Ve böylece elektriğin ışık ya da ısı enerjisine dönüşebileceğini gösterdi. 1820�de Hans Christian Orsted, içinden elektrik akımı geçen bir iletkenin yakınındaki bir mıknatıs iğnesinin saptığını gözlemleyerek, elektrik akımının iletken çevresinde bir magnetik alan oluşturduğu sonucuna vardı. Elektriğin laboratuar duvarlarını aşıp sanayideki ve günlük yaşamdaki yerini alması süreci 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. 1873�te Zénobe-Théopline Gramme, elektrik enerjisinin havai hatlar aracılığıyla etkin bir biçimde iletilebileceğini gösterdi. A. Edison�ın 1881�de ilk elektrik üretim merkeziyle dağıtım şebekesini New York�ta kurması ,elektrik enerjisinin evlerde ve sanayide yaygın olarak kullanılmasının başlangıcı oldu . Elektronun bulunması, diyotun ve triyot lambanın icadı, elektroniğin ayrı bir bilim dalı olarak gelişmesinin başlangıcı oldu

ENERJİ TASARRUFU

Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.
Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebeb oluyor.
Ocak ve fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanın tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu sürenin 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikrodalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor. bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyor.
Çamaşır makineleri: Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makineler, üstten yüklemeli makinelere göre daha az enerji tüketiyor.
Bulaşık makineleri: Bulaşık makinesi yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm. boşluk bırakılarak ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapmalı. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalı.
Elektrikli süpürge: Elektrikli süpürgelerin torbası sık sık boÅŸaltılmalı. Bu iÅŸlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceÄŸinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi saÄŸlar. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor. Devamı için=> Devamını oku»