Elektrik Tarihi

kontrolkalemi on Åžub 14th 2008

Eski Yunanlılar, kehribarın bir kürk parçasına sürtülmesi sonucunda kuştüyü gibi hafif cisimleri çekme özelliği kazandığını gözlemlemişlerdi. Elektriği ilk olarak ciddi anlamda inceleyen bilim adamı William Gilbert, 16. yüzyılın sonlarında, statik elektrikle magnetizma arasındaki ilişki üzerinde araştırmalar yaptı. Elektrik yüklerinin eksi ve artı olarak belirlenip adlandırılmasına da gerçekleştirdi. 1767�de Joseph Priestley, elektrik yüklerinin birbirlerini, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çektiklerini buldu. 19. yüzyılın başında Alessandro Volta, elektrik pilini icat etti. Davy, 1808�de elektrik akımı taşıyan iki kömür elektrotu birbirinden ayırarak bir ark oluşturmayı başardı. Ve böylece elektriğin ışık ya da ısı enerjisine dönüşebileceğini gösterdi. 1820�de Hans Christian Orsted, içinden elektrik akımı geçen bir iletkenin yakınındaki bir mıknatıs iğnesinin saptığını gözlemleyerek, elektrik akımının iletken çevresinde bir magnetik alan oluşturduğu sonucuna vardı. Elektriğin laboratuar duvarlarını aşıp sanayideki ve günlük yaşamdaki yerini alması süreci 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. 1873�te Zénobe-Théopline Gramme, elektrik enerjisinin havai hatlar aracılığıyla etkin bir biçimde iletilebileceğini gösterdi. A. Edison�ın 1881�de ilk elektrik üretim merkeziyle dağıtım şebekesini New York�ta kurması ,elektrik enerjisinin evlerde ve sanayide yaygın olarak kullanılmasının başlangıcı oldu . Elektronun bulunması, diyotun ve triyot lambanın icadı, elektroniğin ayrı bir bilim dalı olarak gelişmesinin başlangıcı oldu

Filed in dersler, elektrik, enerji, enerji üretimi | No responses yet

ENERJİ TASARRUFU

kontrolkalemi on Åžub 9th 2008

Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.
Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebeb oluyor.
Ocak ve fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanın tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu sürenin 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikrodalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor. bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyor.
Çamaşır makineleri: Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makineler, üstten yüklemeli makinelere göre daha az enerji tüketiyor.
Bulaşık makineleri: Bulaşık makinesi yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm. boşluk bırakılarak ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapmalı. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalı.
Elektrikli süpürge: Elektrikli süpürgelerin torbası sık sık boÅŸaltılmalı. Bu iÅŸlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceÄŸinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi saÄŸlar. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor. Devamı için=> Continue Reading »

Filed in elektrik, enerji, enerji üretimi, genel | No responses yet

kontrolkalemi on Åžub 6th 2008

DOĞRU AKIM MOTORLARININ ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

Dosyayı indirmek için üzerine tıklamanız yeterlidir…

Filed in dersler, elektrik, elektrik makinaları, enerji, enerji üretimi, genel | No responses yet

Trafolar

kontrolkalemi on Åžub 5th 2008

Elektrik enerjisinin iletilmesi, dağıtılması gibi alanlarda ve çeşitli aygıtların çalıştırılmasında kullanılan transformatörler en önemli elektrik makinaları grubundan sayılmaktadır. Transformatör, verilen bir alternatif gerilimi aynı freakansta diğer bir gerilime çevirmeye yarayan bir elektrik makinasıdır. Beslendiği ikincil şebekenin talep ettiği aktif ve reaktif gücü, kendisine enerji temin eden birincil şebekeden alır. Transformatörler üst gerilim şebekesindan alt gerilim şebekesine güç aktarmak için kullanılıyorsa bunlara “Güç Transformatörleri� denir. Ancak transformatörler gerilimi veya akımı ölçmek için kullanılıyorsa bunlara da “Ölçü Transformatörleri� denir.

Transformatörler ince silisli saclardan oluşan kapalı bir manyetik gövde ile bunun üzerine, yalıtılmış iletkenlerden sarılan sargılardan oluşur. En basit şekli ile transformatörde iki sargı bulunur. Bunlardan birine birincil (Primer), ötekine ise ikincil (Sekonder) sargı denir. Transformatör sargılarına gerilim değerlerine göre alçak gerilim sargısı veya yüksek gerilim sargısı gibi isimler de verilmektedir. Birincil gerilimi ikincil geriliminden büyükse, bu çeşit transformatörlere “düşürücü veya alçaltıcı transformatörler�, birincil gerilimi ikincil geriliminden küçükse, bu çeşit transformatörlere de “yükseltici transformatörler� denir.

Transformatörlerin hareket eden parçaları bulunmadığından sürtünme kayıpları söz konusu değildir. Bu nedenden dolayı diğer elektrik makinalarına göre verimi en yüksek elektrik makinasıdır. Büyük transformatörlerde malzemeyi en ekonomik kullanarak verimlerini %99,6’lara kadar çıkarmak mümkündür. Güçleri bir kaç Volt-Amper’den (VA), Mega-Volt-Amper’lere (MVA) kadar olabilir. Çıkış gerilimleri de çok yüksek kV değerlerine kadar çıkabilmektedir

Filed in elektrik, enerji, enerji üretimi, genel | No responses yet

Enerji Sorunu

kontrolkalemi on Åžub 4th 2008

Ülkemizde nükleer enerji santrali kurulması şart bunada birilerinin  engel olmalarıda çok saçmadır. Türkiye enerji ihtiyacını büyük bir kısmını dışarıdan karşılamakta buda belirli sorunlar ortaya çıkarmakta. Başlıca doğalgazı İran, Rusya gibi ülkelerden ithal etmektedir. Buda Türkiye ye milyar dolarlara maal olmakta ve de bu ülkelere karşı bazı yönlerden taviz verilmekte neden kendi enerji kaynaklarımız varken başkalarınkini kullanalım ki. Nükleer enerji için gerekli hammade ülkemizde bulunmakta anlamak çok güç hadi enerji üretimini geçtim ülkemizde birtane bulunsun o teknolojiyi görsünler hiç olmazsa bunun içişn yapsınlar. İngilterede veya başka bir ülke tam olarak hatırlamıyorum nükleer santralde çalışan işçilerin her gün balık yediğini şimdi bu nerden çıkardın diyeceksiniz işçiler nükleer enerji üretimi yapılan yani buhar oluşturmak için kullanılan suyun içerisinde bu balıkları besliyorlar bunun nedenide işçiler bir hata yapmalarını engelliyorlar nasılmı eğer her hangi bir işçi hattada bulunursa buda radyasyon veya bir başka tehlike ortaya çıkacak olursa orda çalışan işçilerinde yedikleri balıklarda radyasyon oluşacağından dikkat bu şekilde yaparlarmış. Yani tehlike sadece insan hatası ve doğal afetlerden dolayı oluşabilmektedir. Bunun içinde santralin kurulacağı yerin zemini sağlam ve deprem riski az olan yerlerde kurulmalıdır.

Filed in elektrik, enerji, enerji üretimi, genel | No responses yet

Next »